Dünya değişiyor, teknoloji ilerliyor, yüzyıllar birbirini takip ediyor. Ancak kadınların toplumda yer edinebilmek için verdiği mücadele, biçim değiştirerek de olsa hiç sona ermiyor.
Kadınların pantolon giymesi, antik zamanlardan itibaren bazı kültürlerde yaygınken çoğu kesimde durum böyle değildi. Hatta belki şaşırtıcı gelebilir ama kadınların günlük yaşantılarında pantolon giymesi 20. yüzyılda yaygınlaştı ve daha sonrasında yasal hale getirildi. Evet, bazı toplumlarda kadınların pantolon giymesi yasal değildi.
20. yüzyıldan önce kadın giyimde pantolon, kadınsılıktan uzak ve uygunsuz görülüyordu. Bu düşünce, pantolonların vücudu sarması ve hatları belirginleştirmesinden kaynaklanıyordu. O zamanların kadınlarından beklenen şey, büyük ve hacimli etekler giymeleriydi. Kadınların etek giymesi toplumsal normlara uygun görülüyordu fakat o dönemin etekleri ağırlıklarından dolayı kullanışsız ve taşıması zor parçalardı.
THE BLOOMER
1851 yılında Elizabeth Smith Miller isimli Amerikan bir kadın, New York’ta düzenlenen bir kadın hakları toplantısına Türk pantolonu giyerek katıldı. Miller, pantolon giydiği bilinen ilk kadın olarak tarihe geçti. Yine de kadın giyimde pantolonların popülerleşmesi, Amelia Bloomer sayesinde gerçekleşti.
Kadınlar için olan ilk gazete ‘The Lily’nin sahibi ve aynı zamanda bir aktivist Amelia Bloomer, kadınların rahat kıyafet giymesi gerektiğini savunuyordu. Bu ilke doğrultusunda kendi soyadına ithafen Bloomer adını verdiği pantolonu tanıttı. Bloomer’lar, üstünde kısa bir etek olan ve bileğe doğru daralan, geniş, harem pantolonlarına benzeyen parçalardı.

Miller ve Bloomer sokakta pantolonla dolaştıklarında, erkekler ikisine hakaret eder ve sebze fırlatırlardı.
Başlangıçta alay konusu olan bu kıyafet, zamanla feminist hareketin sembollerinden biri haline geldi. Kadınların bloomer giyerek katıldığı piknikler ve balolar düzenlendi. Amerika’da ortaya çıkan bloomerlar uluslararası kadın hakları etkinliklerinde İngiltere, Avustralya ve Avrupa’ya yayıldı.
1890’larda bloomerlar spor giyiminde çok popülerleşti. Hatta bazı yerlerde kadınların spor yaparken pantolon giyebileceklerine dair yasalar çıkarıldı.
PAUL POIRET
Tasarımlarında Doğu kültüründen sıklıkla ilham alan Fransız tasarımcı Paul Poiret, 1910’larda Türk pantolonlarına benzeyen bir pantolon-etek tasarladı. Bu tasarımları giyen modelleriyle birlikte bir at yarışına katılan Poiret’in, modellerini halkın saldırgan tepkisinden korumak zorunda kaldığı söylenir.

I. DÜNYA SAVAŞI
Bazı topluluklardaki popülerliklerine rağmen, bloomer’a karşıt görüşlü olan çok sayıda kişi bulunuyordu. Birkaç yıl sonra popülerlikleri kayboldu. Yine de ilerleyen yıllarda, kısa süreliğine de olsa kadınların pantolon giydiği dönemler oldu. Örneğin, I. Dünya Savaşı zamanında, erkeklerin savaşa gitmesiyle onların işlerini yüklenen kadınlar zaman zaman pantolon giyerdi. Tabii savaş biter bitmez bu durum son buldu.
COCO CHANEL
Kadın giyimde yaptığı devrimlerle tanınan Coco Chanel, savaş sonrası dönemde, rahat edebilmek adına kendisine pantolon tasarladı. Daha sonrasında erkeklerin pantolonlarından aldığı ilhamla tasarımını geliştirdi ve meşhur Yachting Pants ortaya çıktı.

Özellikle 1930’larda oyuncuların pantolon giyerken görülmesi, pantolonları çok popüler hale getirdi.
II. Dünya Savaşı sırasında, kadınlarda pantolon giyimi yaygınlaştı. Yine de 1960’lara kadar kadın stili genellikle eteklerle tanımlandı. 60’lar ve 70’lerde kadın hakları hareketlerinin artmasıyla kadınların evde, sokakta ve iş yerlerinde pantolon giymesi popüler hale geldi. Yine de pantolon giyen kadınların bazı yerlere girmesi yasaktı, bu durum da zamanla ortadan kalktı.
YVES SAINT LAURENT
1966’da Yves Saint Laurent, kadınlar için ilk takım elbise olan ‘Le Smoking’i tasarladı. Ünlü isimlerin de tercih etmesiyle çok popülerleşen bu takım aynı zamanda modern iş giyiminde devrim yarattı.

70’lerde ortaya çıkan Hippi akımı sayesinde kadın giyimde pantolonlar oldukça yaygınlaştı.
Feminist hareketin bir parçası olarak ortaya çıkan pantolonlar; kimi kadınlar tarafından rahatlığı nedeniyle, kimileri tarafındansa ataerkil sisteme karşı olan savaşın bir parçası olmasından dolayı popülerleşti. Günümüzde pantolonlar kadın gardırobunun en temel parçalarından biri haline geldi.