Dark Mode Light Mode
Dark Mode Light Mode

Erkek Giyim Sonbahar/Kış 2026-2027 Podumlarında Öne Çıkanlar

Paris ve Milano Erkek Giyim Moda Haftaları’nda dikkat çekenler.
Hermès Hermès
Hermès

Paris ve Milano Erkek Giyim Moda Haftaları gerçekleşti. Sonbahar/Kış 2026–2027 sezonu kapsamında sunulan koleksiyonlar, erkek giyiminin hem yaratıcı yönünü hem de markaların içinde bulunduğu dönüşüm süreçlerini görünür kıldı. Yeni kreatif başlangıçlardan güçlü vedalara uzanan bu sezon, farklı estetik yaklaşımların aynı podyum takviminde buluştuğu bir tablo sundu.

Bu yazıda, Paris ve Milano Erkek Giyim Moda Haftaları’nda öne çıkan koleksiyonları ve sezonun dikkat çeken anlatılarını inceliyoruz.


Milano Erkek Giyim Moda Haftası

Giorgio Armani

Giorgio Armani’nin vefatının ardından hazırlanan bu ilk erkek giyim koleksiyonu, markanın yaratıcı sürekliliğini uzun yıllardır Armani’de çalışan Leo Dell’Orco’nun vizyonuyla sürdürdü. Armani estetiğinin imzası hâline gelen ince terzilik, akışkan silüetler ve nötr renk paleti koleksiyonun temelini oluşturdu. Kadife, kaşmir ve dokulu yünler sessiz bir zarafet sundu. Koleksiyon, Mösyö Armani’nin mirasına odaklanan bir saygı duruşu niteliğindeydi.

Ralph Lauren

Ralph Lauren’in Milano’ya dönüşü, markanın küresel erkek giyim sahnesindeki ağırlığını bir kez daha hatırlattı. Polo’nun genç ve enerjik ‘Americana’ yorumu ile Purple Label’ın sofistike terziliği aynı podyumda buluştu. ‘Western’ referanslar, spor giyim detayları ve klasik preppy kodlar dengeli bir şekilde harmanlandı. Koleksiyon, Ralph Lauren evreninin zamansız ama hâlâ güncel kalabilen yapısını güçlü biçimde ortaya koydu.

Dsquared2

Marka, koleksiyonunda kış sporları estetiğini maksimalist bir kaosla ele aldı. Günümüzün en çok konuşulan dizisi Heated Rivalry’nin yıldızı Hudson Williams’ın defilenin açılışını yapması, koleksiyonun popüler kültürle kurduğu bağı güçlendirdi. Koleksiyonda oversize parkalar, après-ski referansları ve rave havasındaki parçalar dikkat çekti. Provokatif, eğlenceli ve cesur bu koleksiyon, markanın sahne şovundaki ustalığını bir kez daha kanıtladı.


Paris Erkek Giyim Moda Haftası

Dior

Jonathan Anderson, Dior’daki ilk erkek giyim koleksiyonuyla geçmişin aristokrat estetiğini bugünün genç ve özgür stil diliyle yeniden yorumladı. Christian Dior’un klasik silüetleri ve Paul Poiret’nin vizyoner mirası; denim, parka ve teknik dış giyim parçalarıyla yan yana gelerek bir uyum yakaladı. Detaylı terzilik, küçültülmüş ceketler ve dönüştürülmüş Bar formları koleksiyonun omurgasını oluşturdu. Maskülen ve feminen sınırlar bulanıklaşmış şekilde karşımıza çıktı. Geçmişle bağ kuran bu koleksiyon, Dior erkeği için entelektüel ve iddialı bir yeni dönem başlattı.

Hermès

Véronique Nichanian, Hermès’teki efsanevi kariyerine 5 dakika boyunca ayakta alkışlanarak veda etti. Nichanian, Hermès’in sessiz lüks anlayışını bir kez daha zirveye taşıdı. Kusursuz deri işçiliği, zamansız kaşmirler ve zahmetsiz maskülen silüetler koleksiyonun merkezindeydi. Gösterişten uzak ama son derece rafine parçalar, markanın DNA’sına sadık bir vedayı temsil etti. Bu koleksiyon, bir kapanıştan çok, zanaatkârlığın sürekliliğine yapılan güçlü bir vurgu olarak hafızalara kazındı.

Willy Chavarria

Willy Chavarria, Paris’teki defilesini 1400 davetlinin katıldığı büyük bir buluşmaya dönüştürdü. Üstelik bu davetlilerin 400’ü, Paris’de düzenlenen defile izleme etkinliği La Watch Party’den gelen isimlerdi. “Eterno” adlı koleksiyon,  tek bir estetiğe sıkışmayan, katmanlı bir kimlik anlatısı sundu. Chavarria’nın kişisel ve politik duruşu, defileyi sezonun en enerjik ve duygusal anlarından biri hâline getirdi. Chavarria; bu defileyle modanın ulaşılabilir, duygusal ve kolektif bir alan olabileceğini güçlü bir şekilde hatırlattı.

Jacquemus

Moda haftasının kapanışı Jacquemus defilesi ile gerçekleşti. Picasso Müzesi’nde sergilenen “Le Palmier” koleksiyonunu marka için adeta yeni bir dönüm noktası yarattı. 1950’lerin couture hacimleri, 90’ların duyusallığı ve 80’lerin ironik Fransız sinema ruhu, heykelsi ama akışkan silüetlerde buluştu. Koleksiyonda yapılandırılmış paltolar, grafik deri yüzeyler ve rafine smokinler öne çıktı. Markanın geçmiş koleksiyonlarına atıfta bulunan “Le Palmier”, Jacquemus evreninin olgunlaşmış ama oyunbaz tarafını başarıyla yansıttı.

Önceki Yazı

El Bakımı Neden Önemli? Temel Adımlar ve İpuçları

Sonraki Yazı
Bad Bunny

2026 Grammy Ödülleri Kazananları